O Adam

Korkularını saklamış fikrimce bir adam ayaklarında derman yok bilinmez acısı savuruyor kendini caddede küfür misali katil bir fırtına gibi dolaşır ciğerlerinde sigarasından aldığı her bir nefes duman kim bilir nedir içindeki zifir karası derdi sırtına yüklenmiş belki ağır bir yalnızlığı soğuk çok lanet bir orospu gibi bencil karanlıkta tir tir titriyor o kimsesiz elleri işte… Devamını Oku O Adam

Zaten Aşk

O yeşil gözlerinle seni ben bir eylülde yeniden kucaklayıp heyecanlar içinde taze bir sonbahardı karşımda buldum oysa beni yalnızlık kısa bir zaman önce nankör bir cennet gibi ateşe terkedince herşey gitti zaman durdu ben durdum yarı gecede kepaze düşler mezarlığında silahını kuşanmış adi bir katil gibi gizlice her uykuda ben yalnız kendimi vurdum bir kadının… Devamını Oku Zaten Aşk

Fecaat Saati

Yıldızlar yine de başucuma toplanırlar bir hastaya refakat eder gibi ilişirler yatağımın kenarından usul usul geceme ay en güzel suretiyle yanaşır rahatsız etmeden sokağın ahalisini vurur gökyüzünden karışıp pencereme her zaman yıldırımlar düşecek değil ya bazen neşeden yağmur dolan bir bulut penceremin önüne gözlerini devirince gökkuşağına sarılır bulutlar da ağlar bir kuş gelip konar pencere… Devamını Oku Fecaat Saati

Hayaltepe

Herşeyi geride bırakıp çekip gitmek usulca parmaklarının üzerine yıkılıp bilmediğin karanlık yeni bir dünyaya gökyüzünde paramparça bulutlar süngülerini kuşanmış bir tabur gibi saldırmak dişe diş o sis dolu rüyaya düşleri üzerine yıkılmış uykular misali sabah akşam beyhude koşuşturmak ve aldatılmak kainatın en büyük sırrıyla şairlerin mısralarına el açmış dilenciyim aranır durur gözlerim büyük bir teselliyi… Devamını Oku Hayaltepe

İkibinonsekiz

Ben aslında herkesi eksiksiz seviyorum buna rağmen yine yalnızım ama alınma seni yine de hoş geldin ikibinonsekiz geçen yılki arzularım eksiksizdiler ne dilediysem tastamam geldi başıma ama sen alınma hoş geldin ikibinonsekiz güzel yüzlü korkularla her gece ben taze bir aşık gibi umutsuzca yüzleştim ama alınma sen hoş geldin ikibinonsekiz bir vesait taşıyordu beni kalabalıklara… Devamını Oku İkibinonsekiz

30 Aralık

Üç gün üç gece kendimi esir aldım sızacaktım düşmanca satır aralarından mısralarımı bir kılıç gibi kuşanmıştım kim okusa kan damlar dudaklarından bedenim avucumda sıkı sıkı tutuyorum nefesim yarım ağız belli ki usanmıştım dün gece caddede kendime rastladım camlardan yansıyan geçmişime bakıp başımı öne eğdim üzgündü utanmıştım kelimeler dökülüyordu dudaklarından katil bir teselli gibiydi kurduğu cümleler… Devamını Oku 30 Aralık

Monte Pedro 44. Bölüm

Sabah erkenden uyanıp kahvaltımı yaptıktan sonra doğruca caddeye attım kendimi. Henüz kalabalık yerini almamıştı. Kaldırımları ve asfaltı doldurmuş bembeyaz kar üzerinde dans eder gibi adımladım caddeyi bir müddet. Daha sonra bir kafede aldım soluğu. Camın kenarında bir masa seçip oturdum. Kalabalık yavaş yavaş yerini alıyordu. Uzunca insan manzarası seyretmek için oldukça iyi bir fırsattı belkide.… Devamını Oku Monte Pedro 44. Bölüm

Başka Bahar

Aynı manzara atıp uyandırıyor beni kendince resmettiği zifiri bir yalnızlığı uyanır uyanmaz avuçlayıp kucağıma oysa ben daha geceden zannetmiştim çevirip gözlerimi en güzel rüyalardan açacağım yeniden güneşli bir sabaha her gece usulca girerken yatağına oysa duvarlar gibi yıkılmıştır bilinmez kaç insan küsüyordur bu kasvetli hayata kulaklarını kapatır da dinlemez olur asla uzaktan el eder gölge… Devamını Oku Başka Bahar

Monte Pedro 43. Bölüm

Bu yeni şehri pek sevdiğim söylenemez. Yaram hala acıyor belki de bana yaramı hatırlatacak olduğu için en baştan düşman kesildim. Yeni bir hayata başlamak için yeni bir şehre girdiğinizde her şeyin daha iyi olmasını ümit edersiniz. Ben bir hastanede açmıştım gözlerimi. Bir kafeye girdim oturdum, şehir kendisini yavaş yavaş gri bir akşamüstüne terk ediyordu. Uzun… Devamını Oku Monte Pedro 43. Bölüm

İkindi Ezanı

Bu sabah bir kış yalnızlığıydı karşılayan odaları karanlık evimin salonunda beni güneş gözümü alıyordu sanki inadına tr tir titreyen acısıdan çaresiz kalmış dokunsa dökülecek incecik kirpiklerim kıpkızıl ihanet gibi yağacak yanaklarıma hiçbir şey düşünmeden çekip gitmek herkesten uzak çöp kokuları basmış bir tenhada kaderimi dayayıp şakağıma dizlerimin üzerine yaslanmış titreyerek dilime umutsuzca dolayıp son duamı… Devamını Oku İkindi Ezanı